Merhaba

148Yayıncılık sektörünün 2017 uluslararası etkinlikleri birer ikişer yapılmaya başladı. Üretici firmalar en yeni ürünlerini tanıtacak platformlarda her zaman boy gösteriyorlar, çünkü ürünlerini hedef kitlelerine tanıtmanın en kestirme yolu bu etkinlikler. Bu yıl için global anlamda göze çarpan en önemli olgu, ekonomik daralma olacak. Geçtiğimiz yıl zaten hemen her ülkede ekonomik durgunluk yaşanmaktaydı, bu yıl bu durum daha da derinleşecek gibi duruyor. Ülkemizde ise ekonomik durgunluğun asıl sebebi; hem kendine has ülke içi durumdan hem de uluslararası arenada ülkemizin ekonomik başarısızlığı kaynaklı. 2017 yılında daha durgun ve zor günler hepimizi bekliyor. Buna rağmen etkinliklerin devam etmesi sektöre moral kaynağı oluyor. Önümüzdeki ay Cabsat – Dubai, daha sonra Prolight + Sound – Almanya ve NAB – ABD fuarları var. 2017 yılının ilk ürünleri bu fuarlarda tanıtılacak. Her ne kadar durgun bir dönem yaşansa da bu tür etkinlikler sektörel anlamda piyasa dinamiklerinin, teknolojik öngörülerin konuşulduğu, stand ve ürün gezmelerinin bol olduğu ortamlar sağlıyor. Umarım bu yıl ülkemizden bu etkinliklere katılım çok olur, çünkü kime sorsam bu yıl zor, gidecek durum yok diyor. Ulusal kanalar da dahil bu gidemeyecek olanlara. Ama bence alım yapılmayacak olsa bile, teknolojik yenilikleri yakından izlemek adına gidilmeli bu fuarlara.

Son iki yıldır daha derinden yaşanan toplumsal tedirginlik, maalesef hemen her sektörü etkiledi, etkilemeye devam ediyor. Yayıncılık sektörünün en hareketli olması gereken şu günlerde, bu tedirginlik yüzünden her şey durma noktasında, tıkanmış şekilde bekliyor. Yapılacak yatırımların yarım kalma, yapılamama, elinden alınma ve kanalların istendiğinde kolayca kapatılma algısı o kadar belirgin yaşanıyor ki, böyle bir ortamda kimse yatırıma yanaşmıyor. Hele son 5-6 aydır Dolar ve Euro’nun önü alınamaz yükselişi, proje düşüncesini aklından geçiren yatımcıların projelerini en karanlık dip köşelere itekledi. Mecbur alımların dışında kimse elini cebine atmıyor, ama bu ne kadar devam edecek?

Ülkemizin belirsizliklerden kurtularak birleştirici bir yapıya bürünmesiyle, ekonominin doğru yönetilmesiyle, halk için üretim ve paylaşım değerleri yaratılmasıyla, sektörlere can suyu yardımlarıyla bu iş çözülür. Toplum olarak kendimizi karanlıklara boğmaktansa; uyanık, dayanışmacı bir şekilde kol kola, omuz omuza vererek ayaklarımız üzerinde sağlamca durmayı becerdiğimiz gün, her şey daha aydınlık ve yaşanılır olacak. Zor günlerin üstesinden gelecek cesareti gösterelim bir kez, devamı güneşli günlere gebe...

Hoşça kalın...

Ali Rıza Özdeniz