Dünyada Radyo ve Televizyon Yayıncılığının Kronolojik Yapısı ve Denetim Mekanizmaları -3İsveç: İsveç’te özel radyo ve televizyon yoktur. Televizyon, devlet malı da değildir. Yayın kuruluşları kamu yararına çalışırlar. İsveç Yayın Kurumu (Sveriges Radio-SR) limited bir şirket olup, hisselerinin yüzde 60’ı halk kuruluşlarına (popular movement), yüzde 20’si başta telsiz sektörü olmak üzere sanayiye ve yüzde 20’si basına aittir.
İsmet Ergin / Radyo ve Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği Teknik ve Bilim Kurulu Başkanı
Devletin sermaye iştiraki yoktur. Ancak, SR’nin yönetim kurulunun başkanını ve beş üyesini tayin etmekle yönetimi kontrol üstünlüğüne sahiptir. Diğer beş üyeyi hissedarlar seçer.
Program şirketlerinin devletle yaptığı anlaşmalar, yayınlarda ifade ve haber alma hürriyeti, kalite, faydalılık, çeşitlilik, İsveç dili ve kültürünün korunması, azınlıkların ve özürlülerin nazarı dikkate alınması konularında detaylı kurallar içermektedir.
İsveç Yayın Kurumu’na bağlı dört program şirketinin kanun hükümlerine ve devletle bu şirketler arasında yapılmış anlaşmalara uygun yayın yapıp yapmadıkları, Yayın Kurulu tarafından denetlenir. RTÜK’e benzer olan bu yayın kurumu yedi üye ve onların yardımcılarından oluşur. Komisyon başkanı ve muavini hukukçudur.
Kablolu televizyon yayınlarındaki kurallar şunlardır: Yoğun şiddet içeren programlar, pornografik programlar veya etnik gruplarda huzursuzluk yaratacak programlar veya özellikle İsveç izleyicisine hitap eden ticari amaçlı ve uzun süre devam eden reklam programları yasaklanabilmektedir. Danimarka:Yayınlanan programlarla ilgili değerlendirme yapmak amacıyla Komünikasyon Bakanlığınca, Program Danışma Komitesi kurulmuştur. Komite, tavsiye ve değerlendirmelerini kurula sunar.
Danimarka’da yayınlarda yer alan herhangi bir yanlış, Yayın Şikayet Komisyonu tarafından değerlendirilir. Yayın Şikayet Komisyonu’nun yayın kuruluşlarını bağlayıcı karar verme yetkisi yoktur. Komisyon, yapılan yanlışı düzeltir ve bu konuda bilgi verir. Komisyon’un yaptığı düzeltmeler yayın kuruluşlarınca duyurulur. Ayrıca yayınlara ilişkin her türlü şikayet, yayını takip eden dört hafta içinde yazılı olarak yapılmak zorundadır.
Yayın Şikayet Komisyonu, Danmarks Radio ve TV2 yayınlarında yanlış haberlerin düzeltilmesini isteyebilir, bu tür düzeltmelerin yeri, zamanı ve içeriğini saptayabilir.
Bundan başka, bakanlıkça atanan üç üyeden oluşan TV Reklam Tavsiye Kurulu, radyo ve televizyonlarda yer alan reklamları değerlendirir. Reklamların nitelikleri; diğer programlardan açıkça ayırd edici nitelikte olmalıdır. TV’de reklamlar azami beş dakikalık bloklar halinde yayınlanır. Bloklar, haberlerin arasında yer alır, bölgesel radyo yayınlarında reklamlar tüm yayın süresi içine serpiştirilebilir. TV2 yayınlarında reklamlar günde 15 dakikayı geçemez, bölgesel televizyon yayınlarında her lisans sahibinin yayın süresi yüzde 10’u aşamaz, alkollü içkiler ve sigara reklamları yer alamaz, maddi çıkar gözeten grupların, dini ve politik görüşlerin reklamı yapılamaz. Yunanistan (Ethniko Sumboulio Radioteleoraseos): 1989 yılında yürürlüğe giren yeni kanun, özel televizyon istasyonu kurma imtiyazlarını dağıtmada hükümete tavsiyelerde bulunacak bir ulusal radyo televizyon konseyi oluşturmaktadır. Başbakan yardımcısının açıklamasına göre, Radyo-Televizyon Konseyi, yayınların, yayın ilkelerine uyup uymadığını değerlendirecektir. Bu ilkeler şöyle özetlenmektedir:
- Tarafsızlığın, dolgunluğun, güncelliğin, kalitenin ve düzgün eğlencenin sağlanması
- Yunan uygarlığı ve geleneklerinin yayılması
- Seçim öncesinde parlamento haberlerinin, seçim döneminde haber ve programların ilgili kurallara uyması. Radyo Televizyon Konseyi, seçim kampanyasını etkileme olasılığı bulunan yayınların askıya alınmasını önerebileceği gibi, altı ayda bir yayınlarla ilgili diğer önerilerde bulunmak ve yıl sonunda da bir rapor yayınlamakla yükümlüdür. Radyo Televizyon Konseyi, parlamentoda yer alan partilerden dörder üye ile, başbakan yardımcısı tarafından atanan dört üyeden oluşur.
İtalya: İtalyan Yayıncılık Yasası, yetki verdiği Ufficio del Garante’nin (Garantör) yaptırımlarını gerçek anlamda açıklığa kavuşturmamıştır. Garantör, komisyon başkanlarının ve senato başkanının hazırladığı teklif üzerine anayasa mahkemesi yargıçlığı görevi yapmış olanlar, iptal davalarına bakan mahkemelerin başkanlığında bulunmuş ya da halen bunu sürdürenler, hukuk, iş idaresi veya ekonomi dallarında öğretim görevlileri, kitle iletişim sektöründe önemli sorumlulukları olan uzmanlar arasında bir antlaşmaya varıldıktan sonra cumhurbaşkanının iradesi ile atanır. İşlevleri daha çok bürokratik niteliktedir.
Görevleri arasında,
- Tüm ticari yayın kurumlarının kayıtlarını tutmak
- Yayın kurumları, yapım şirketleri, program dağıtım şirketleri ve reklam şirketlerinin bütçelerini incelemek
- Bu kurumların mülkiyet yapılarını gözlem altında tutmak
- Yalan haber ve kişilik haklarına saldırı gibi konularla ilgili kararlar almak vardır.
Yetki kapsamına RAI girmemesine rağmen, kuruluş, RAI ile birlikte tüm özel yayın kurumlarında yönetmeliklerle belirlenen program içeriğine ve planlamasına ilişkin ilkelere uyulup uyulmadığını denetlemektedir. Hollanda: Medya Otoritesi’nin (Comissariaat Voor de Media) belli başlı görevleri şunlardır:
- Ulusal, bölgesel ve yerel program ve yayın kurumlarına yayın zamanı tahsis etmek
- Ulusal radyo ve televizyon yayın kurumları (NOS-VERONİCA, AVRO, TROS...) ile Hollanda Radyo ve Televizyon Yayınları Teçhizatı Üretim Şirketi (NOB) arasında danışma, koordinasyon ve işbirliğini sağlamak ve geliştirmek
- Ulusal yayın kurumları ve kendisi için program üretmek
- Sosyal Yardım, Sağlık ve Kültür Bakanı’nın talebi üzerine veya kendi inisiyatifi ile Kurul’un faaliyetleriyle ilgili hususlarda 249 sayılı Yayın Kanunu’nun uygulamalarına dair adı geçen ilgili bakana önerilerde bulunmak
- Kurul’un faaliyetleri hakkında “yıllık rapor” hazırlayarak ilgili bakana sunmak
- Radyo ve televizyon kanalları, aboneli TV, kablolu gazete ve cabletex ile ilgili çeşitli kanun ve yönetmeliklerle saptanan kurallara uyulmasını sağlamak
- Ulusal, bölgesel ve yerel radyo ve televizyon kurumlarının kendi programları için alacakları ücret miktarını saptamak.
Japonya: Japonya İkinci Dünya savaşından sonra iletişim teknolojisinin en hızlı gelişen ülkesidir. Siyah beyaz televizyon yayını sürekli olarak 1953 yılında yayına başlamış, renkli televizyon yayını da 1960’ta başlamıştır. 1953’te televizyon izleyici sayısı 800 iken bu rakam bugün 125 milyon civarındadır. Japonlar günde 3 saat televizyon izlerler. Japonya’da ikili bir düzen uygulanır; kamusal televizyon ve özel televizyon düzenleri olarak.
Kamusal Radyo ve Televizyon Kurumu NHK (Nippon Hoso Kyokai) ; NHK, 1926’da daha televizyon yokken kamusal bir radyo olarak kurulmuş. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yeniden ele alınmış ve 1950’de çıkarılan üç yayıncılık yasası ile radyo yayıncılığı konusunda uygulanacak ilkeleri saptanmış. Yayıncılık yasası ile NHK’ye özel yeni bir düzen verildi. Özel radyo ve televizyon kuruluşlarının da nasıl çalışacakları belirtildi. İki konsey oluşturuldu. Governor’lar Konseyi: Üst düzeydeki bu konseyin 8 üyesi ve başkanı, başbakan tarafından “diet” denen parlementonun her iki meclis onayını alarak geniş deneyim ve görgüleri olan, ülke çapında ün yapmış kişiler arasından seçiliyor. Bu üyelerin dengeli bir biçimde seçiminde eğitim, kültür, bilim ve endüstri alanlarından gelmelerine ve ülkenin değişik bölgelerinden olmalarına dikkat ediliyor. Üyelerinin 4’ünün aynı partiden olmaları da yasak. Görev süreleri 3 yıl, kendilerine aylık verilmiyor. Sadece görev gezilerinden dolayı masrafları ödeniyor. Böylece governor’lerin tarafsızlığı üzerinde titizlikle durulmuş olunuyor. Konsey hem genel yönlendirme konularında, hem de denetim ve yönetimden sorumludur.
Müdürler Konseyi: Bu konsey governorler konseyinin seçtiği bir kurum başkanının yönetiminde başkan yardımcısı ve üç müdürden oluşur. Bu 4 üye, kurum başkanı tarafından atanır. NHK’nın reklam alması yasaktır. Kurum tüm gelirini radyo ve televizyon vergisinden sağlar. Bu koşullarla yeniden kurulan NHK 1953’te sürekli yayınlara başladı. Bugün için kurum haberlerindeki inandırıcılığı, süreklilik ve zenginliğiyle tanınıyor.
Genel yayın türü niteliğinde olan NHK’de haberlerin oranı%37’dir. Belgesel program üretiminde de NHK ön sırada bulunuyor. NHK kültür ve eğitime ağırlık verir, örneğin NHK3 kanalı yalnızca eğitim programı uygular. Tarihinin en eski geleneklerinin özlemini duyan izleyiciler ise NHK’yı izlerler. Bu yayınlar genç kuşaklar için pek çekici olmuyorsa da ticari kaygı taşımayan televizyon yayınlarına devam ediyor.
NHK’da yaklaşık 20 bin civarında insan çalışıyor. 1987’den itibaren Japonya iki doğrudan yayın için kendi fırlatmış olduğu uyduları kullanıyor. NHK, 1985 yılına kadar sadece kendi ürettiği programları yayınlıyordu. Üretim maliyetinin yüksekliğinden dolayı daha sonra bu oranlar gittikçe düştü. Çinlilerle ürettiği ortak “İpek Yolu” projesi özellikle dünya televizyonlarından da ilgi gördü. NHK, bilimsel çalışmalara da çok büyük önem veriyor. Yüksek tanımlı televizyonun (HDTV) ilk çalışmalarını 1965 yılında başlattılar. Günümüz teknolojisi de HDTV formatına kaymaya başladı .
Özel televizyonlar: Japonya’da özel televizyonlar 1950’de yayınlanan yasaya uygun olarak 1953’te ortaya çıkmaya başladılar. Nippon Television Network (NTV) ya da Nihon Telebi adlı bir örgüt oluşturuldu. Özel televizyonlar bölgesel olarak geliştiler, büyük kentlerin bulunduğu bölgelerde 5-6 istasyon kuruldu ve özel televizyonlar kendi aralarında da şebekeler oluşturdular. Bugün Japonya’da 5 büyük özel şebeke var. TBS Telebi (Japon News Network): 1959’da kurulan bu şebeke 24 istasyondan oluşuyor. Nihon Telebi 28 istasyondan, Fuji Telebi 25 istasyon, Telebi Ashi 19 istasyon ve Telebi Tokyo da 3 istasyondan oluşmuştur. Şebekelerin başında ve yönetici durumunda olan istasyonlara “key station” deniyor. Bunlar şebekelere dış - iç haber ve programları sağlıyor ve program satışlarını koordine ediyorlar. Taşra istasyonları da yayınladıkları programların %70’ni “key station”lardan sağlıyorlar. Özel kurumların ortakları genelde bankalar ve sigorta şirketleri olup, hiçbir şebekede tek bir kişinin veya tek bir kurumun değildir. Key stationların büyük basın kuruluşları ile yakın ilişkileri vardır. Özel televizyonlar çok izleyici toplayarak geniş reklam gelirleri elde etmek için kaliteyi düşürüyorlar, alt düzeyde bir magazin anlayışı programlara yön vermektedir, ama gençler maalesef bu tip programlara bizde de olduğu gibi büyük ilgi göstermektedir.
Yayın Düzeni Komisyonu: 1950 yasası ile kurulan bu komisyon, 1 başkan 6 üyeden oluşuyor. Başkanı ve üyeleri, meclisin ve senatonun onayı ile başbakan seçiyor. Üyelerin milletvekili yada senatör olmamaları, hiçbir partiye yazılmamış olmaları, elektronik araç gereç üretiminde çalışmamış olmaları ve bu tür ortaklıklara katılmamış olmaları gerekiyor. Radyo-televizyon alanında yönlendirici bütün kararları bu komisyon alır. Japonlar böylece gerek NHK’nın aracılığı ile gerekse yayın düzeni komisyonunun denetimiyle kamusal bir televizyon düzenini uygulamaya çalışıyorlar ama bunun yanı sıra özel televizyonlar daha esnek ölçülerle yayınlarını sürdürmektedir.
Bu makale, dünyadaki radyo televizyon yayıncılığın tarihsel gelişim süreci ve denetim mekanizmaları hakkında ülkemizdeki yayıncılara bir ışık olabilir düşencesi ile aşağıdaki kaynaklardan alıntı yapılarak derlenmiştir. Tüm yayıncı meslektaşlarıma saygı ve sevgilerimi sunar, iyi yayınlar dilerim. Kaynaklar:- Dr. Hıfzı Topuz Yarının Radyo ve Televizyon Düzenleri 1990 İlad Yayınları
Bülent Çaplı, Televizyon ve Siyasal Sistem, İmge Kitabevi, 1995. Leyla Akbaba, Danimarka’da Yayıncılık Sistemi (RTYK raporu), 1990 Meliha Ergün, Hollanda Yayın Sistemi ve Hollanda Televizyonu (RTYK raporu), 1990. Meliha Ergün, İsveç Yayın Sistemi (RTYK raporu), 1990. Gülgün Karal, Yunanistan’da Televizyon (RTYK raporu), 1990. Yasemin İnceoğlu, Uluslararası Medya, Der Yayınları, İstanbul, 1997.
|