|
Farklı hedef kitlelere yönelik dergilerdeki çalışan editör arkadaşlardan TV yayıncılığına ilişkin sorular çoğalmaya başlayınca, ülkemizde özellikle HD, DVB-T, DVB-H, mobil TV, IPTV gibi kavramların içeriklerinin daha netleşmediği kanısına vardım. Hal böyle olunca, bir yandan dünya pazarında ürün anlamında piyasaya çıkan yenilikler paralel şekilde ülkemiz piyasasına da girerken diğer yandan bu ürünlerin işlevlerini doğru kavrayamadan tüketicilere sunmak, travmatik bir tüketim anlayışının göstergesi oluyor.
Teknolojik anlayışın kabuk değiştirmesiyle ürünlerin çok hızlı bir şekilde piyasaya çıkması ve model yenilemesi, tüketimi inanılmaz şekilde tetikleyerek küresel anlamda kapitalizmin ekmeğine yağ sürerken, bu duruma hazırlıksız yakalanan tüm ülkelerde, başta ekonomik krizler dahil sancılı bir süreç yaşanacak gibi görünüyor. Teknolojiyi kolay tüketme alışkanlığı arttıkça dünya kaynaklarını hoyratça kullanma durumu da artıyor; küresel anlamda doğal kaynak sıkıntıları başladı ve önümüzdeki süreçte daha şiddetli yaşanacak gibi. Teknoloji, ürünler sistemli şekilde insanları kuşatmaya başladığından, hemen her ülkede kültürel altyapıları teknolojik temellerle zorluyor, bu durum evrensel anlamda ortak yapıya dönüşüm sağlıyor gibi gözükse de yerel değerleri önemsizleştirip unutturma olumsuzluğunu yaratıyor. Bu açıdan baktığımızda önce kavramların içeriklerini doldurmalıyız, sonra da doğru tüketmeliyiz… Geçtiğimiz ay devamını yayınlayacağımız “Bolex 16 mm Film Kameraları (2)” makalemizi, yaşanan bir karışıklıktan ötürü yayınlamayı unutmuşuz. Yazarımız Erkan Umut ve siz okurlarımızdan özür diliyoruz. Dergimizin bu sayısı, Temmuz-Ağustos sayısı olarak çıkıyor. Bilindiği gibi çıktığımız ilk sayıdan itibaren Ağustos aylarında dergimiz çıkmıyor. Eylül sayımızda görüşmek üzere… Hoşça kalın… Ali Rıza Özdeniz
|