|
Prof. Dr. Sedat Cereci / Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Urartu Devleti’nin başkenti olan, pek çok kişinin görmezden gelmesine, hatta bazı kesimlerin inkâr etmesine karşın yoğun bir Ermeni yerleşimine ve Vaspurakan Prensliği’ne de ev sahipliği yapmış olan Van ve çevresi sayısız endemik bitki ve hayvanın yaşadığı bir coğrafyadır. Van Gölü coğrafyasında yaşayan endemik türlerin en bilineni ve en değerli olanı, Van halkının Van Balığı dediği, Türkçe’de inci kefali olarak tanımlanan sazangiller familyasından ‘chalcarburnus tarichi’dir. Van mutfağının da lezzetli yemeklerinden birinin hammaddesi olan inci kefali, doğal habitatındaki yaşamıyla ekolojik sistemin mükemmel örneklerinden birini sergilemektedir.
Yörede alışılmış bir tür olduğu için özellikleri çok fazla dile getirilmeyen chalcarburnus tarichi, eşsiz (unique) niteliğiyle, tanımlanmış türler içinde özel bir yer tutmaktadır. Doğaya değil, ona akılda sahip olan varlık’a göre insan doğasına eşlik eden, özgülüklere ait olduğu için Sokrates tarafından ifade edilmeyen “tür” sözcüğü Aqinolu Thomas tarafından “aklın ifade ettiği canlı varlık” olarak tanımlanmaktadır (Aquinas, 2007, 97). Birleştiren ve ayıran aklın etkinliğiyle meydana getirilen tür kavramı insan aklının gücüyle ortaya çıkan bir kavramdır. Kendine özgü bir tür olan inci kefali de insan aklının tanımladığı bir türdür ancak, yaşam süreci; insan aklının yetkinliğinin çok ötesinde, kirlenmemiş, duru, doğal yetkinliğe sahip bir nitelik taşımaktadır.
Chalcarburnus tarichi, kamera gibi çalışan gözleri, beyni ve güdüleriyle yıllık programını yapıp Van Gölü’nden çağlayan sulara, oradan akarsu yataklarına, sonra yeniden Van Gölü’ne uzanan, kilometrelerce süren meşakkatli göçler yapmakta, tuzlu ve sodalı sulardan tatlı sulara, tatlı sulardan yeniden tuzlu ve sodalı sulara göçerken osmotik ayarlama için beklemekte, akarsuların sıcaklığının yumurta bırakmak için elverişli olup olmadığını denetlemektedir (www.incikefali.net). Sayısal bir kameradan daha yetkin biçimde çalışan inci kefalinin varlığı, insan müdahalelerinin dışında hiçbir zaman hata vermemektedir. Calcarburnus tarichinin görüş alanında ne kadraj hatası, ne yanlış zoom, ne hızlı pan, ne bulanık görüntü bulunmaktadır.
Dijital kamera teknolojisi de en riskli durumlarda en nitelikli görüntüleri kaydetme ve görüntüyü en kapsamlı biçimde insanlara ulaştırma yolunda hızla ilerlemektedir. Özellikle hareketli görüntüler için ve daha yetkin kamera hareketleri için ileri teknolojiler planlanmaktadır (Sezer, 2008, 122). Elektronik dünyanın sınırları zorlanarak en seçik ve hatasız görüntüyü izleyiciye ulaştırmayı amaçlayan teknoloji üreticileri, doğanın mükemmel biyoekolojik sistemine yakın bir sistem geliştirme yolunda ilerlemektedir. Ancak tüm çabalarına ve olanaklarına rağmen sayısal kamera üreticileri, halen inci kefalinin yaşam döngüsü kadar yetkin bir kamera geliştirebilmiş değildir. İlk bakışta karmaşık bir integral problemine benzeyen inci kefalinin yaşam döngüsü, yaşamının içinde küçücük bir sorun oluşturabilecek bir yanlış veya eksik olmadan sürmekte, chalcarburnus tarichinin kamerası yüzlerce kilometrekarelik alanları tarayarak varlığını geleceğe aktarmaktadır. Yumurta, keseli larva, balıkçık, genç balıkçık ve ergin balık biçiminde gelişen inci kefalinin yaşam döngüsü, yetkin planlama, yoğunlaşma, dikkat ve hedeften şaşmama temelleri üzerinde biçimlenmektedir. Bunlar aynı zamanda bir sayısal kamerada bulunması gereken niteliklerdir.
Sayısal devre tekniği başta kişisel ve çok kullanıcılı bilgisayarlar olmak üzere endüstride otomasyon ve robot kontrolünde, otomatik ev eşyalarında, tıp elektroniğinde, haberleşmede ve özellikle iletişim teknolojisinde geniş bir kullanım spektrumuna sahiptir. Sayısal teknolojinin gelişmesiyle elektronik devre üretim maliyetleri düşmüş, boyutlar küçülmüş, devre güvenilirlikleri artmış, yapılan işlem sayısı milyonlar mertebesine yükselmiş ve büyük bellekli sistemlerin tasarımına olanak tanınmıştır. Sayısal teknolojide kullanılan devre elemanlarının içindeki yapılar kendini tekrarlayan türden olduğu için, tasarımlarının da kolay olması sayısal teknolojinin yetkinliğini arttırmıştır (Kul, 1993, 57). Ancak buna rağmen kendisi de biyoekolojik sistemin bir parçası olan insanın aklı hâlâ, doğal olanın yetkinliğine en yakın olana ulaşmak için çabalamaktadır.

1933 yılında ilk 16 mm kamerasını üreten İsviçre’nin Sainte-Croix köyündeki Paillard S.A. günümüzde Bolex International S.A. adıyla Yverdan kentinde halen kamera üretmektedir (Umut, 2007, 143). Elektronik dünyasının en ileri verilerini kullanarak kusursuz görüntü aktarmaya çalışan kamera teknolojisi, televizyon teknolojisinin bilgisayarla bağlantılı gelişmeleriyle de bütünleşmektedir. Çağın ileri teknolojisini oluşturan IPTV (Internet Protokolü Tabanlı Televizyon) tekniğine uzanan yolda nitelikli sayısal görüntünün büyük katkısı bulunmaktadır (Işıkhan, 2007, 132). İnsan aklının tüm verimliliğine ve insanın elindeki tüm teknik olanaklara rağmen kameraların çektiği görüntüler hâlâ insanları tümüyle tatmin edememektedir.
Televizyon tekniğinde görüntünün oluştuğu ilk birim olarak değerlendirilen kamera, teknik özelliklerinden dolayı bir tür enerji dönüştürücüsüdür (Cereci, 2001, 27). Işık enerjisini elektrik enerjisine, sonra elektrik enerjisini yine ışık enerjisine dönüştürebilme yeteneğine sahip olan kamera bu özelliğinden dolayı calcarburnus tarichiden daha üstün bir özellik göstermektedir. Ancak bu özelliği onun, inci kefalinin yetkin yaşam döngüsü kalitesini yakalamasına yetmemektedir. Son model sayısal kameraların bile, calcarburnus tarichinin yetkinliğine ulaşabilmesi için daha çok plan, daha çok dikkat, daha çok yoğunlaşma, daha çok doğal yapıya ve haklara saygı ve en çok da, daha çok doğaya, biyoekolojik sisteme ve insana saygı gerekmektedir.
Kaynaklar- AQUINAS, Thomas (2007). VARLIK ve ÖZ. İstanbul: Say.
- CERECİ, Sedat (2001). TELEVİZYONDA PROGRAM YAPIMI. İstanbul: Metropol.
- IŞIKHAN, M. Aysel (2007). “Televizyon IPTV ile Değişiyor”. BROADCASTERINFO. Sa: 41. Mayıs 2007. S. 132-135.
- KUL, İlhami (1993). BİLGİSAYAR İLE SİNEMA TV İLETİŞİM TEKNOLOJİSİ. İstanbul: İnkılap Kitabevi.
- SEZER, Yavuz (2008). “Neden Kamera Hareketi Yapıyoruz?”. BROADCASTERINFO. Sa: 52. Mayıs 2008. S. 122-123.
- UMUT, Erkan (2007). “16 mm Film Kameraları”. BROADCASTERINFO. Sa: 52. Mayıs 2008. S. 143-145.
- www.incikefali.net. 24.07.2008.
|