|
İsmet Ergin / RATEM Bilim-Teknik Kurulu Başkanı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndan doğan hakları ile hak takibi yapma yetkisine sahip Müzik Meslek Birlikleri, talepleri ile nerdeyse yayıncılık alanını düzenlemeye kadar işi abarttılar. Her ilde yalnızca bir radyo ile bir televizyona müzik eserlerini kullanma hakkını vermekten, en küçük yerleşim birimlerinde yayın yapan yerel bir radyodan yıllık yetmiş beş bin dolar telif bedeli istemeye varan taleplerde bulundular. Yayınlamış oldukları fiyat tarifeleri ile meslektaşlarımıza deyim yerindeyse kök söktürüyorlardı. Meslek Birlikleri’nin belirledikleri tarifelerin kriterleri son derece yetersiz ve Türkiye şartlarını yansıtmaktan uzaktı. Dolayısıyla çok astronomik fiyatlar talep ediliyordu.
RATEM olarak bu tarifeler üzerinden telif toplamalarının çok güç olduğunu, bu tarifelerden radyo ve televizyonlar telif ödediği takdirde yayın hayatlarına devam edemeyeceklerini kamuoyuna ve Müzik Meslek Birlikleri’nin yönetim kurulu başkanlarına her fırsatta deklare ettik. Çünkü hazırlamış oldukları tarifeler, hem Türkiye gerçeğine uygun değil, hem de ölçülebilir ve güvenilir kriterlere dayanan tarifeler değildi. İşte tam da bu aşamada RATEM Bilim ve Teknik Kurulu’na bu görev verildi. İlk olarak 2001 yılından başlayarak 29.11.2005 tarihine kadar tarife önerileri üzerinde çalışmalar sürdürüldü.
Yapılan tarife bilimsel çalışmalara ve haklı kriterlere dayandırılmalı ki, Müzik Meslek Birlikleri itiraz etmemeli. İl bazında GSYİH* (Gayri Safi Yurt İçi Hasıla) rakamları ölçülebilir bir kriter olmasına rağmen yetersiz kaldı. Örnek: Kocaeli, Bolu illeri. Kriterlerin mümkün olduğunca çoğaltılması tarifenin temsil gücünü artırır diye düşündük. Devlet planlama teşkilatının hazırlamış olduğu 2003 yılına ait illerin ve bölgelerin sosyo ekonomik gelişmişlik sıralamasını kriter olarak kullanabilirdik. Bu kriterleri DPT’den aldık. Ama bu kriterin de yeterli olmayacağını düşündük. Gelişmişliğin mümkün olduğunca çok boyutunu hesaba katabilmek için sadece ekonomik olan göstergeler yeterli değildi.
Gelişme sürecini etkileyebilecek diğer ekonomik, sosyal ve kültürel göstergeler de dikkate alınmalıydı. Toplam 58 değişken kriter kullanıldı. Örneğin “Demografik” (nüfus, doğurganlık hızı, vb.), “İstihdam” (ücretli çalışanların, tarım işkolunda çalışanların toplam istihdama oranları, vb.), “Eğitim” (okur-yazar oranı, okullaşma oranları, vb.), “Sağlık” (bebek ölüm oranları, onbin kişiye düşen hastane yatağı sayısı, vb.), “Altyapı” (asfalt yol oranı, yeterli içme suyu götürülen nüfus oranı), “Diğer Refah” (onbin kişiye düşen otomobil sayısı, fert başına elektrik tüketim miktarı, vb.), ekonomik kriter olarak da “İmalat Sanayi” (işyeri sayısı, fert başına elektrik tüketimi, vb.), “İnşaat” (daire sayısı, borulu su tesisatı bulunan daire oranı), “Tarım” (kırsal nüfus başına tarımsal üretim değeri ve Türkiye içindeki payı) ve “Mali” (GSYİH içindeki pay, banka şube sayısı, vb.) kriterleri belirleyerek, kullanılabilecek ne kadar bilimsel kriter varsa kullanarak bir tarife hazırladık.
Bu tarife ile yıllar süren, kangren haline gelen telif konusunu çözme aşamasına geldik. İlk olarak yoğun müzakereler sonucunda MÜYAP ve MÜYORBİR meslek birlikleri ile 2 Haziran 2006 Cuma günü dönemin Kültür Bakanı Atilla Koç’un da katıldığı bir törenle protokol imzaladık. Bu protokol yayıncı meslektaşlarımızın nefes almasını sağladı. Çünkü o dönemlerde bu iki meslek birliği bir sürü meslektaşımız hakkında yüz kızartıcı suç işleyen hırsızların yargılandığı Asliye Ceza Mahkemeleri’nde dava açmıştı ve meslektaşlarımız bu mahkemelerde yargılanıyorlardı. Birçoğu artık ceza almış, Temyiz Mahkemeleri’nde onanma aşamasına gelmişti. Bu protokol meslektaşlarımızın ağır cezalar almasını önleme işlevi gördü.
2006 yılının Haziran ayı itibarı ile diğer meslek birlikleri Mesam ve MSG ile de görüşmeleri sürdürmeye devam ettik. Ancak maalesef tarifeler üzerinde bir türlü uzlaşma sağlayamadık. “Diğer meslek birliklerine verdiğiniz bedeli bize de verin” diyorlardı. Ama biz şunu biliyorduk: çok büyük ekonomik sıkıntılarla varlıklarını sürdürmeye çalışan radyo ve televizyonların bir o kadar daha ödemeye güçleri yoktu. Telif kangreninin çözümünde çok büyük katkısı olan Müyap yönetim kurulu başkanı Bülent Forta’nın özverisi sona yaklaşmamızı sağladı. Yaklaşık Müyap ve Müyorbir’e ödenen toplamın %25 fazlasıyla diğer iki meslek birliğini de içine alarak 2001 yılından beri çözülemeyen telif hakları alanında radyo televizyon yayıncıları ile müzik meslek birliklerini karşı karşıya getiren lisanslı müzik kullanımı sorununa köklü çözüm olacak anlaşmayı, nihayet 22 Ekim 2008 tarihinde 4 meslek birliği ile imzalayarak Türkiye’de telif barışını sağladık.
Türkiye’de radyo ve televizyonlar ile müzik meslek birlikleri arasında yıllarca süren telif konusunun çözümünde emeği geçen herkese tüm meslektaşlarım adına teşekkür ediyor, yeni sürecin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.
|