Geçtiğimiz 20-23 Nisan tarihleri arasında Las Vegas’ta düzenlenen NAB fuarını duyurmuştuk fakat zaman olarak Nisan sayımızın çıkışından sonrasına denk geldiği için Nisan sayımızda fuar haberlerine yer verememiştik. Ama geçen ay, Mayıs sayımızın NAB haberleriyle dolu olacağının müjdesini vermiştik. Bu sayımızın büyük bir çoğunluğunda NAB haberlerini ve üretici firmaların tanıttıkları yeni ürünleri okuyabilirsiniz.NAB’ye gidemediğimiz için internet ortamından ve üretici firmalardan gelen bilgileri değerlendirdik. Binin üzerinde üretici firma fuara katıldı ama hepsine sayfalarımızda yer vermemiz imkansız olduğundan, ülkemizde marka bilinilirliği ve temsilcisi olan firmaların haberlerine ağırlık verdik.
Bu arada ülkemizden fuara gidenlerden duyduğumuz ve internetten okuduğumuz kadarıyla kriz fuarı olumsuz yönde etkilemiş. Yaklaşık 10 aydır ciddi şekilde daralan ülkemizdeki sektör sıkıntısından bu durumu yaşıyoruz zaten ama bu tür etkinliklerde krizin etkisini görmek daha moral bozucu oluyor. Ziyaretçi sayısı geçtiğimiz yılların altında kalmış, bir kişiyi 2-3 kere sayarak durumu kurtarmaya çalışmışlar ama yine de yaşananları değiştirmiyor bu tür yöntemler.
Aynı şekilde önümüzdeki Eylül ayında Amsterdam’da düzenlenecek IBC fuarı da krizden ciddi şekilde etkilenecek gibi görünüyor. Örneğin geçtiğimiz yıllarda fuara damgasını vuran ve neredeyse bir salonu kapatan Sony bu yıl fuara katılmıyor. Bu fuar yerine Avrupa’nın değişik 8 noktasında etkinlikler düzenleyecekler. Sony gibi, bu tür uluslararası fuarlar yerine, yerel fuarlar ve etkinlikler düzenleyecek firmalar artacak gibi görünüyor.
Maddi değerlerin karşılığını spekülasyonlarla besleyerek ekonomilerini ayakta tutmaya çalışan ülkeler, karşılığı olmayan paraların piyasalarda şişmesiyle krize yenik düşüyorlar. Bu anlamda ülkemiz 2001 krizinden çıktıktan sonra, batan bankacılık sistemini yabancılara endeksleyerek ve devletin elinde olan değerli varlıkların hepsini özelleştirmeyle paraya çevirerek piyasadaki paraya karşılık birşeyler sunduğu için biraz şanslı olabilir ama yine de ülke olarak krizi yaşıyoruz ve bir süre daha ciddi şekilde yaşayacağız…
Hayatı tüketim çılgınlığına dönüştürmeden, varlıklarımızı koruyarak, dünyanın dengesini bozmadan önümüzdeki nesillere soluyacakları hava, içecekleri su, gezecekleri orman ve görecekleri güzellikler bırakmak için çabalamalıyız, yoksa herşey karanlığa doğru yuvarlanacak…
Hoşçakalın
Ali Rıza Özdeniz








