|
Geçtiğimiz ay dergiyi bitirdiğimizde, önümüzdeki sayı ilk olarak “sunuş” yazımı yazacağım, daha sonra kafam rahat dergiyi bitireceğim diye kendi kendime söz vermiştim. Ama olmadı, klasik şekilde gene sabaha doğru ve gözlerim kapanırken aklımda uçuşanları kaleme dökmeye çabalıyorum.
Zaman zaman bahsediyorum. Sektörümüzün uluslararası üreticileri, Türk pazarının ciddiyetini her geçen gün daha iyi algılıyorlar. Özel yayıncılığın ilk günlerindeki acemilik döneminin ardından yayın altyapımız teknolojinin de yardımıyla gelişiyor, büyüyor, derinleşiyor. Gürbüz bir delikanlı gibi hem ülkemiz hem de çevre ülkelerin yayın altyapılarına ciddi katkılar sunuyoruz. Durum böyle olunca üreticiler, doğrudan Türk pazarında bulunmak istiyorlar. Özellikle son iki yıldır dergimiz üzerinden aldıkları bilgiler ve katıldığımız uluslararası basın toplantıları da bu ilginin açık göstergesi.
Geçtiğimiz 22 Kasım tarihinde Canon “Cinema EOS System”in Avrupa tanıtımını Berlin’de gerçekleştirdi. Resmi davetli olarak dergimiz adına toplantıya katıldım. Toplantının bir gün öncesi Berlin müzelerini gezdim. Ege, özellikle Bergama (Pergamon), Anadolu ve Mezopotamya’ya ait tarihi tanıkları burada görmek üzüntü vericiydi. Öyle ki Pergamon müzesini gezerken gittiğimiz tuvaletteki pisuvarlar da Türk malı ve sanki dalga geçer gibi olmuş. Neyse, konuyu dağıtmayayım…
Toplantı akşamı tüm Avrupa’dan geniş bir katılım vardı. Canon EOS System ürünleri C300 kamera, PL ve EF lensler tanıtıldı. Tanıtımdan sonra yaklaşık 2 saat davetliler stantlarda merak ettikleri tüm ürünleri yakından inceleme, deneme fırsatı buldular.
Üçüncü ve son günümüzde Canon Avrupa Yayıncılık Ürünleri Direktörü Naoki (Ken) Koyama ile birebir bir görüşme gerçekleştirdim. Bu görüşmede Canon’un Türkiye’deki yapılanması, geleceğe yönelik ürün açılımları hakkında konuştuk. Tahminimce önümüzdeki yıllarda uluslarası görüntü pazarında Canon adını daha sık ve güçlü bir şekilde duyacağız.
Geçtiğimiz ay Harris ve Grass Valley firmaları uluslararası toplantılarını İstanbul’da gerçekleştirdiler. Avrupa, Orta Doğu ve Asya’dan distribütörleri ve üst düzey yöneticilerinin katıldığı bu toplantılar da Türk pazarının önemi açısından gösterebileceğimiz iki güzel örnek.
25 Kasım 2011 tarihinde RTÜK öncülüğünde Global Tower resmi , Teleglobal ana ve Rohde&Schwarz destek sponsorluklarında gerçekleştirilen “Karasal Ortamda Analog TV’den Sayısal’a Geçiş” konferansı da Yıldız Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Şu anda bulunduğumuz durum ve geleceğe ilişkin planlamaların konuşulduğu konferansın sonuç bildirgesini ICT Media web sitesinde bulabilirsiniz.
2012 yılının umudu, mutluluğu ve güzelliği içinizde diri tutması dileğimle.
Hoşçakalın…
Ali Rıza Özdeniz |