Görüntü yönetmeni Dale Campbell, yirmi yılı aşkın bir süredir reklam, moda ve hikaye projeleri çekmektedir. Bir haftadan kısa hazırlık süresi ve birden fazla teslimat formatı ile son anda hazırlanan TWG Tea reklam kampanyası, Campbell’in iş tecrübesini test etti. Üstelik keskin ve sinematik bir sonucu koruması gerekiyordu.

Campbell şunları söyledi: “Ben dahil olduğumda, çekime yaklaşık bir buçuk hafta kalmış ve projenin senaryosu oldukça ilerlemişti. Reklam filmi için bir çekim listesi ve kaba bir resimli taslak hazırlanmıştı.”
"Referans görsellerin çoğu, parlak ve güneşli havada, dışarıda çekilmişti, ancak o sırada, havanın çok yağmurlu ve sığ ve bulutlu olacağı tahmin ediliyordu. Buna benzer durumlarda iletişim önemlidir ve katılan herkesin, karşılaşabileceğimiz kısıtlamalardan haberdar olmasını sağlamak isterim. Ön yapım toplantısında, bunu görüştük ve değişken hava koşullarına uygun, farklı bir görünüm kullanmaya karar verdik.”
Campbell, elde çekim yapmayı seçti ve bu; taşınabilirlik, verimlilik ve görüntü kalitesini dengeleyen bir çözüm gerektiriyordu. Sonuç, iç çekimler için Blackmagic PYXIS Monitor EVF Kit ile donatılmış ve bir DZOFILM Arles Lustre lens takımı ile eşleştirilmiş Blackmagic PYXIS 12K dijital film kamerasıydı.

Campbell sözlerine şöyle devam etti: “Bu ekipman, netlik dışı alanlardaki kalite ve niteliklerin çoğunu korumama ve ayrıca harika bir altın parlama profili elde etmeme imkan verdi. Çıktılar için farklı kırpma oranlarıyla çalışmak üzere yeterli keskinlik istedim.”
Campbell'ın film yapım haznesindeki vazgeçilmez bir unsur, cilt tonlarının doğru görünmesidir ve onun deneyimine göre bu, seyirciyi görüntüye bağlar. Campbell şunları ekledi: “Lensler, ışıklandırma ve makyaj, bunu etkilese de PYXIS 12K, bu denklemde üzerine düşeni güzel bir şekilde yapıyor. Cilt, düz ve homojen bir yüzey değil; farklı katmanların yansımaları, yağlar ve kusurlar vardır ve tamamen ışığın cilde çarpma ve yansıma şekline bağlıdır.”
Sosyal medya için ana çıktılar dikeyken, aynı zamanda16:9 versiyonunun da olması arzu ediliyordu. Campbell, bu konuda şunları belirtti: “Her zaman tasarlanmış bir şekilde çekmeye çalışırım ve tercihen, son çıktının görüntü oranına tam olarak bağlı kalmak isterim. Ancak, her iki oran da gerektiğinden, dikey oranla çekime başlamayı seçemezdik.”
Çekimler, TWG Tea'nin Oxford Street'teki yeri ile kalabalık bir cadde arasındaki dış çekimleri kapsıyordu. Bu, kampanya için istenen atmosferi yaratsa da kamera kullanımında bazı zorlu koşullar ortaya çıkardı.
Blackmagic Design'ın RGBW sensör tasarımı, kameranın sensör alanını değiştirmeksizin RAW kayıt çözünürlüğünün ayarlanmasına imkan verdiğinden, Campbell daha kullanışlı bir dosya kayıt ebadı seçerken, aynı görüş açısını koruyabildi. Campbell, azami esneklik ve görüntü kalitesi için 50 fps'de 8K çekim yapmayı tercih etti.

Campbell, bu konuda şunları açıkladı: “Dikey ve yatay kadraj arasında fazla kayıp olmadı, çünkü tam sensör çekim yaptık. Kameramı, ekran üzeri çerçeve kılavuzları ile dikey çekim için 9:16 alanını gösterecek şekilde ayarladım, ama kaydedilen görüntünün kalanını görebilmek için bir miktar şeffaflık bıraktım.”
“9:16 için kadrajlarken, genellikle aynı çekim için 16:9 oranında bırakacağınız baş boşluğundan daha fazlasını bırakmayı tercih ederim. Sonra istediğim kompozisyonu elde etmek için yakınlaştırdığımdan, bu ilave çözünürlüğün gerçekten faydası oluyor.”
Başından itibaren planladığı sürecin bir parçası olarak, Campbell'ın kampanyaya katkısı post prodüksiyonda da sürdü. Campbell şunları ekledi: “Yıllardır Blackmagic RAW iş akışının tutkunuyum, dolayısıyla post prodüksiyonda ne elde edeceğimi tam olarak biliyorum. 8K 3:2’de çekim yapmak, post prodüksiyonda 9:16 oranında çıktı almam için güvenli bir alan verirken, yine de temiz bir 16:9 görüntü elde etmemi sağladı. Üstelik, veri hızlarını da yönetilebilir tuttu.”
Arka arkaya gelen projeler ile Campbell, seyahat ederken kaba kurguya hemen başlamasına imkan veren bir iş akışı kullandı. Campbell sözlerine şöyle devam etti: “Bu proje İrlanda'daki bir çekim mekanının hemen yanında yapıldı, dolayısıyla DaVinci Resolve Speed Editor kullanarak, DaVinci Resolve iPad versiyonunda kaba kurguya başladım. “Buna benzer projelerde, seyahat halindeyken bazı çıktıları tamamlayabiliyorum. Projelerimi Blackmagic Cloud kullanarak sakladığım için eve döndüğümde, gerektiğinde tekrar ana kurgu ve tamamlama sistemime kolayca geçebiliyorum.”
Görünümün büyük kısmını kamera ile yakalamak, renk derecelendirme yöntemini kolaylaştırdı. Campbell sözlerini şöyle tamamladı: “Kırpışma giderme aracını kullanarak ve Power Windows aracını takip ederek bazı düzeltmeler yaptım, ancak görüntünün çok fazla değişime ihtiyacı yoktu. Böyle bir zorluğun olmaması, bu kamera ve sensörünün ürettiği görüntüyü anlatıyor.”

Blackmagic Design ürünleri hakkında ayrıntılı bilgi için 0212 222 45 02 numaralı telefondan MediaCast’i arayabilirsiniz.