Blackmagic Design, renk uzmanı Zack Chalmers’ın, “The Actor” adlı kısa filmin renk derecelendirmesini DaVinci Resolve Studio kurgu, renk derecelendirme, görsel efekt (VFX) ve ses post prodüksiyon yazılımını kullanılarak yaptığını duyurdu.

Alexander Hagani’nin yazıp yönettiği “The Actor” kısa filminde, Anne rolünü Katherine Schaber canlandırıyor ve bir dizi talihsizliğin ve Macy adında bakımı zor bir köpeğin kariyerini değiştirebilecek bir seçilmeye katılmasını tehlikeye atmasıyla, zamanla yarışan ve zorluklarla boğuşan bir aktrisi oynuyor. Oyuncu kadrosunda ayrıca Ashley Taylor Greaves, Jason Amerling, Adia, Simon Gibson ve Macy rolünde Nova Parkour yer alıyor.
Filmin görünümünü, çekim tarzı belirledi. Hagani ve görüntü yönetmeni Stefan Nachmann, oyuncuların ve köpeğin gerçek New York City çekim yerlerinde rahatça hareket etmesine olanak tanıyan, serbest ve elde çekilen bir tarz istiyorlardı. Hagani, şunları söyledi: “Ekibimizin kapladığı alanı küçük tutan ve oyuncular ile köpeğin etrafta serbestçe dolaşmalarını sağlayan bir çekim stili seçtik. Tüm bunlar, izleyicinin karakterlerimizle birlikte gerçek dünyadaymış gibi hissetmesini sağlamak içindi.”

Ekip, bu hissi korumak için ışıklandırmayı asgari tuttu ve doğal ışığa güvendi. Bu da renk derecelendirme aşamasında şekillendirilmesi gereken bol miktarda ham dokuya neden oldu. Hagani, şunları ekledi: “New York MTA metrosunun özünü oluşturan o yeşil ve mavi tonlara ya da mavi yaz gökyüzünün canlı renkleriyle yan yana duran şehir kaldırımlarının siyah ve gri tonlarına çok ağırlık verdik.”
Chalmers, Hagani ve Nachmann ile daha önce de çalışmıştı, bu yüzden renk derecelendirme süreci, müşterek bir görünüm fikriyle başladı. Amaç; gerilla çekim tarzının kazandırdığı hissi, aşırı cilalı bir havaya kaydırmadan, yer yer sinematik ve dramatik bir görüntü elde etmekti. Chalmers şunları belirtti: “Baş vurduğumuz referanslardan bazıları oldukça sinematik ve kontrastlıydı. İlk görüşmemizde drama bölümlerini biraz bu yönde, hatta belki biraz daha sahnede gibi bir havaya doğru itmekten bahsettiğimizi hatırlıyorum ancak görünüm açısından çok abartılı bir şey yapmaya çalışmadık. Sonunda, hafif bir negatif film emülasyonu ve mekanlar arasında geçiş yaparken işleri ilginç tutacak kadar renk ayrımı içeren, nispeten etkileyici ve doygun bir görünüm elde ettik ve daha gerçekçi gerilla tarzı hissini kaybettirecek kadar aşırıya gitmedik.”
Chalmers, sabit bir düğüm ağacı üzerinden çalışıyor ve sahneye özgü dengeleme ve son renk eşleştirme aşamalarına geçmeden önce, genel film görünümünü oluşturuyor. Chalmers bu konuda şunları belirtti: “İşimin ilk aşamalarının çoğu; farklı ortamlarda ve dengelerde işe yaradığından emin olmak için çekimler ve sahneler arasında gidip gelerek, bu genel görünümü şekillendirmektir. Genel olarak doğru yönde ilerlediğimi anlayana kadar çekime özgü düzeltmelere geçmiyorum.”

DaVinci Color Transform Language (DCTL), işin büyük bir kısmını üstlendi hem özel DCTL’ler hem de internette ücretsiz erişilebilen diğer araçlar, Chalmers’a daha kapsamlı renk çalışmalarına ihtiyaç duyduğunda, yazılımdaki dahili özelliklerin ötesine geçme imkanı sağladı. Chalmers şunları ekledi: “Özellikle negatif film emülasyonunda ama aslında her türlü renk derecelendirmede, dijital sınırların ötesine gidip komplike renk değişimleri ve renk ayrımı elde etmek için geniş bir araç yelpazesine sahip olmak çok güzel.”
En çok el emeği gerektiren işler, ışıklandırmanın daha az kontrol edildiği metro ve fotokopi dükkanında gerçekleşti. Chalmers, bu sahnelerde kontrastı ve şekillendirmeyi filmin geri kalanıyla tutarlı tutmak zorunda kaldı. Fotokopi dükkanı ayrıca Chalmers’ın renk düzeltme açısından en sevdiği sahne haline geldi. Chalmers, şöyle devam etti: “Filmin sonundaki asansör sahnesinde kullandığımız parlak yeşilleri korumak istedik ve bu sahnede de aynısını yaptık. Bu tonların güçlü bir şekilde öne çıkmasını sağlarken, cilt tonlarından ve gün ışığından renk ayrımı yaparak hoş bir renk kontrastı elde ettik. Bu sahne, çok daha nötr olan iki dış mekan sahnesinin arasında yer alıyor ve bu bana oldukça etkileyici geldi.”
Renk derecelendirmenin, sokak çekimlerinde yakaladıkları her şeyi tam olarak ortaya çıkardığını düşünen Hagani, sözlerini şöyle tamamladı: “Kadrajımıza yeşil, sarı, mor, pembe ve mavi tonlarını yerleştirmeye önem verdik ve Zack, çekimlerde tüm bu renkleri kullanarak, seçkin bir görünüm yaratmakta harika bir iş çıkardı. Bence, New York’ta sert ve sıcak bir yaz gününün kendine özgü renk paletini ve dokusunu tam olarak yansıtmamıza gerçekten Resolve yardımcı oldu.”
“The Actor” şu anda festival turunda ve kısa süre önce Berkshire Uluslararası Film Festivali’nde gösterildi.

Blackmagic Design ürünleri hakkında ayrıntılı bilgi için 0212 222 45 02 numaralı telefondan MediaCast’i arayabilirsiniz.