Reklamı Kapat
Anasayfa > Haberler > DaVinci Resolve Studio ile Bulut Üzerinden Ortak Çalışma için Tomas Alfredson’ın Stratejisi
DaVinci Resolve Studio ile Bulut Üzerinden Ortak Çalışma için Tomas Alfredson’ın Stratejisi
09.02.2026 13:27

Tomas Alfredson'un “Bara knyt, Alfons!” (“Alfie Atkins”) macerası, kurgu odasında başladı. “Tinker Tailor Soldier Spy” filminin yönetmeni olan kurgu uzmanı, ekip üyelerinin kendi kararlarını vermesini her zaman sevmiştir. Sevilen İsveçli roman karakteri “Alfie Atkins”i bir film dizisine uyarlamaya karar verdiğinde, kitaplar ile okuyucuları arasındaki samimiyetin aynısını kurmak istedi. Alfredson şunları söyledi: “Çocukluğumda bu hikayeleri okumuş olacak kadar genç değilim, ama bu hikayelerle büyümüş üç çocuğum var. Çocukların hikayeye ve karakterlere gerçekten kendilerini kaptırdığını hemen fark ediyorsunuz.

Bu duyguya atfen Alfredson, 2022'de ilk diziyi; küçük bir ekip ve minyatür setler, çekim için Blackmagic Pocket Cinema Camera 6K dijital film kamerası ve hem kayıt hem post prodüksiyon için Blackmagic RAW kullanarak yaptı. Günlük çekimler, SSD'den doğrudan DaVinci Resolve Studio'ya aktarıldı ve medya, on adet 12 dakikalık bölüm olarak kurgulanmadan önce üç adet 30 dakikalık film olarak şekillendirildi. Bu, yazar Gunilla Bergström'ün çizimlerine sadık kalan gerçekçi bir yaklaşımdı.

İkinci sezonda aynı yaklaşım ve görünüm korundu, ancak ekibin birlikte çalışma şekli yeniden düşünüldü. Blackmagic Cloud yardımıyla ortak çalışma fikri, kariyerine kurgu uzmanı olarak başlayan ve prodüksiyon iş akışında her zaman sadeliği tercih eden Alfredson’un ilgisini çekti.

Birinci sezonda olduğu gibi, Alfredson hem çekim hem de post prodüksiyon için tek kodek kullandı, Blackmagic PYXIS 6K dijital film kamerasıyla çekim yapmayı tercih etti ve kurgu, renk ile VFX işlemlerini, DaVinci Resolve Studio ve Blackmagic Cloud'a taşıdı. Aşağıda Alfredson’un, prodüksiyon ekibinin çok işine yarayan bazı pratik yöntemlerinin yanı sıra, DaVinci Resolve Studio'da ortak çalışmadan en iyi şekilde nasıl faydalanılacağı konusunda tavsiyeleri yer almaktadır.

Amaç her şeyi Blackmagic Design ekosistemi dahilinde tutmak mıydı?

Kesinlikle. İlk dizinin amacı, başından itibaren bir işi tam olarak Blackmagic ürünleriyle oluşturup oluşturamayacağımızı görmekti ve ses haricinde bunu başardık. Ses ekibi, kendi tercih ettikleri yazılımı kullandı, ancak kalan her şey Blackmagic dahilinde yapıldı. Doğrudan SSD'lere kayıt yaptık, bu diskleri doğrudan kurguya taşıdık ve her şeyi DaVinci Resolve Studio'da tuttuk. Çıktı alma, dönüştürme, uygulamalar arasında gidip gelme yoktu. Her şeyi sıkıca bu ekosistem dahilnde tutmak, inanılmaz işe yaradı.

Teknik açıdan departmanları birbirine bağlayan neydi?

Yerel depolama olarak üç adet Blackmagic Cloud Store Mini 8TB kullandık; ana depolama kurgu için ayrılmıştı ve VFX ekibi XX kullanılıyordu. Renk uzmanı ve post yapım stüdyosunun Blackmagic Cloud üzerinden bağlanması, paylaşılan güncellemeler ile herkesin aynı anda çalışmasına imkan verdi. Post prodüksiyon ilerledikçe, daha az medya dosyası ile paylaşılan projeleri daha hafif versiyonlar haline getirmeye devam ettik, ancak gerektiğinde önceki proje versiyonlarına ve kaynak materyallerin tamamına erişimi her zaman koruduk.

Blackmagic Cloud çalışma şeklinizi nasıl değiştirdi?

Blackmagic Cloud sistemi bize çok fazla esneklik verdi. Küçük ve düşük bütçeli bir prodüksiyon olduğundan, görünüm kesinleşmemiş olsa bile post yapım stüdyomuz ne zaman boş kalsa proje üzerinde çalışmaya devam edebildi. Ekibimiz; renkleri güncelleyebildi, efektleri gözden geçirebildi ve doğrudan zaman çizelgesinde değişiklikler yapabildi. Geleneksel olarak, renk derecelendirmeye her şey tamamlandıktan sonra başlayabilirsiniz, ancak bu kez, aynı anda derecelendirme yapabildik. Büyük bir renk derecelendirme monitöründe yanlış bir şey gördüğümüzde (belki bir efekt veya küçük bir bozulma), VFX görüntüsünü hemen açabiliyor, düzeltmeler yapabiliyor ve sonucu anında görebiliyoruz. Geleneksel bir iş akışında, dosyalar stüdyolar arasında gidip gelir ve bu işlem haftalar sürerdi. Bu bize gerçek bir özgürlük ve her klibe geri dönüp her aşamada ayarlamalar yapabileceğimizi bilme rahatlığı verdi.

Gözden geçirmeler ve ortak çalışma günlük olarak nasıl ilerledi?

Genel olarak, çok iyiydi. Üç farklı yerde çalışan, üç farklı VFX sanatçımız vardı ve aynı proje üzerinde doğrudan çalışıyorlardı. Bu hem teknik hem de felsefi açıdan oldukça yenilikçiydi. Büyük bir stüdyo iş akışı olmamasına rağmen, proje versiyonlarını gerçek zamanlı paylaşma imkanı çok faydalı oldu. Post yapım stüdyosunu veya bir VFX sanatçısını arayıp, “Yeni versiyonu kontrol edin” diyebiliyorduk ve birkaç dakika içinde inceleyip yanıt verebiliyorlardı. Çok daha akıcı ve bağlantılı bir süreçti.

Blackmagic Cloud, çıktı alma ve dosya transferini iyileştirdi mi ve disiplin gerekli miydi?

Evet, genel olarak güvenilirdi, ancak disiplin her zaman gereklidir. Düzenli kalmak, dosyaları doğru klasörlere atmak ve doğru isimlendirmek zorundasınız. Aceleniz olduğunda, unutmak kolaydır.

Kurgu ve renk derecelendirme odalarında neler değişti?

DaVinci Resolve Studio'nun 20 sürümündeki önemli bir güncelleme, renk uzmanımızın bir sekanstaki tüm katmanlara erişebilmesine olanak verdi. Kimi zaman 20 veya daha fazla katmana erişebildik ve katmanları tek tek ayırarak renk derecelendirme yapabildik. Bu, muhteşem bir gelişme. Bu teknik olabilir, ama çok daha fazla kontrol ve sanatsal özgürlük veriyor.

Fusion sayfasındaki yeni takipçiler ve özellikler çok geliştirildi ve DaVinci Resolve Studio 20’de, keyframe düzenleyiciye önemli güncellemeler yapıldı. Çok daha dengeli ve sezgisel hissettiriyor. Projeye 19 sürümünde başladık ve güvenilirlik iyileşmesi dikkate değer.

Neden çekim için PYXIS 6K’yı seçtiniz ve minyatür çalışmalarında, size nasıl yardım etti?

Ana kameramız olarak bir Blackmagic PYXIS 6K kullandık. Hareket kontrol teçhizatımız ve Laowa Probe lenslerimiz ile kusursuz çalıştı. Bu lensler, minyatür setlerimizdeki küçük açıklıklara sığabiliyordu ve maket bir dünyada çekim yaptığımız için bu çok önemliydi. PYXIS 6K olağanüstü güvenilir, sağlam ve profesyoneldi. Daha önce kullandığımız Pocket Cinema Camera 6K ile karşılaştırıldığında, yapı ve ergonomi açısından tamamen farklı.

Hareket kontrol sistemimizi de yeniledik ve artık çok daha gelişmiş bir sistemimiz var. Bu film küçük çocuklar için olduğundan, farkı anlatamayabilirler, ancak hissedebilirler. Her şey daha yumuşak ve daha canlı görünüyor; prodüksiyonun tamamı her bakımdan daha iyi.

Bu yeni ortak çalışma sürecinin, sanatsal sonucu değiştirmesiyle ilgili bir örnek paylaşabilir misiniz?

Kurgu yaparken, zamanlama en önemli şeydir. Tamamlanmamış materyaller, yeşil perdeler, eksik efektler ve olmayan müzik ile çalışırken, tempoyu ayarlamak zordur. Bu kurulum ile, sahnenin ritmini anlamak için hızlıca kompozit görüntü oluşturabiliyoruz. Buna paha biçilemez. Yani hikaye hala şekillendirilirken, bütçeyi şişirmeksizin duygusal zamanlamayı ayarlayabilirsiniz. Hatta ham görüntüyü ve ardından son halini göstererek farkı açıklayabiliriz.

Blackmagic Cloud'un en büyük faydası nedir?

En önemli faydası sanatsal özgürlük. Her an değişiklik yapabileceğinizi bilmek çok etkili. Artık teknik sınırlarla kısıtlanmıyorsunuz. Geleneksel olarak, kurgu ve efektler, bir ev inşa ederken önce temelin, sonra su tesisatının, sonra da çatının yapılması gibi kesin aşamalar halinde yapılır. Blackmagic Cloud ile artık isterseniz neredeyse çatıdan başlayabilirsiniz. Aynı anda kurgu, renk derecelendirme ve görüntü birleştirme yapabilirsiniz. Sanatçı dostu ve hem zaman hem de paradan tasarruf sağlıyor.

Bulut konusunda kararsız olan film yapımcılarına ne söylemek istersiniz?

Film sektöründe karar yetkisi olanların çoğu tutucudur. Bu teknoloji, sadece paradan tasarruf sağlamıyor. Kaliteyi artırmakla kalmıyor ve süreci daha doğal hale getiriyor. Size aynı anda; yaratma, geliştirme ve ortak çalışma özgürlüğü veriyor. Benim tavsiyem, açık fikirli olmanız, birkaç önemli kişiyi ikna etmeniz ve kararlı olmanızdır. Tam olarak kullandığınızda, çalışma şeklinizi değiştiriyor.

Blackmagic Design ürünleri hakkında ayrıntılı bilgi için 0212 222 45 02 numaralı telefondan MediaCast’i arayabilirsiniz.